
Bir testin sonunda elimizde genellikle tek bir sayı kalır: kaç doğru? Oysa iki çocuk aynı sayıda doğru yanıt verip çok farklı yollardan oraya ulaşmış olabilir. Biri her soruyu birkaç saniyede çözer, diğeri her soruda uzun uzun düşünür. Yanıt süresi bu yüzden değerli bir bilgidir. Ama doğru okunması gerekir.
Doğruluk ve akıcılık ayrı becerilerdir
Okuma araştırmalarında uzun süredir bilinen bir ayrım vardır: bir beceriyi doğru yapabilmek ile onu akıcı yapabilmek aynı şey değildir. Harfleri doğru seslendiren ama bunu yavaş ve emek harcayarak yapan bir çocuk, okumayı henüz otomatikleştirmemiştir. Otomatikleşmemiş bir beceri dikkati ve çalışma belleğini tüketir, anlamaya güç kalmaz.
Türkçe gibi yazımı sese çok yakın (saydam) dillerde bu ayrım daha da önemlidir. Saydam yazım sistemlerinde çocukların büyük kısmı harf-ses eşleşmesini görece hızlı öğrenir. Okuma güçlüğü olan çocuklarda sorun çoğu zaman doğrulukta değil, okuma hızında ve akıcılıkta kendini gösterir. Avrupa dillerinde okuma ediniminin karşılaştırıldığı Seymour, Aro ve Erskine'in 2003 tarihli çalışması bu farkı açıkça gösterir.
Süre bilgisi neyi gösterebilir?
- Otomatikleşme: Doğru ama belirgin şekilde yavaş yanıtlar, becerinin henüz zahmetsiz hâle gelmediğine işaret edebilir.
- Strateji: Çok kısa sürede verilen yanlış yanıtlar tahmin etmeye, çok uzun süren yanıtlar kararsızlığa işaret edebilir.
- Yorgunluk ve dikkat: Test ilerledikçe sürelerin düzenli uzaması, dikkatin sürdürülmesinde zorlanmayı düşündürebilir.
Bu yorumların hiçbiri tek başına kesin değildir. Her biri bir olasılıktır. Değerleri, aynı çocuğun farklı görevlerdeki performansıyla ve yaşıtlarının dağılımıyla karşılaştırıldığında artar.
Hızlı otomatik isimlendirme örneği
Süre bilgisinin değerini en iyi gösteren görevlerden biri hızlı otomatik isimlendirmedir (HOİ, İngilizcesi rapid automatized naming). Çocuktan tanıdık renkleri, nesneleri ya da sayıları olabildiğince hızlı adlandırması istenir. Neredeyse her çocuk bu görevde doğru yanıt verir. Çocukları ayıran, ne kadar sürede verdiğidir. Denckla ve Rudel'in 1970'lerdeki çalışmalarından bu yana yavaş isimlendirme, sonraki okuma güçlüklerinin tutarlı yordayıcılarından biri olarak bilinir.
Süreyi yorumlarken dikkat edilmesi gerekenler
- Çocuğun cihazı ve ekranla tanışıklığı süreyi etkiler. İlk görevlerde alışma süresi doğaldır.
- Sesli yönergesi olan sorularda yönergenin dinlenme süresi de toplam süreye girer.
- Bir soruda takılıp kalmak tek başına bir şey söylemez. Aynı durum birden çok soruda görülmelidir.
- Süre yaşa göre değerlendirilmelidir. Dört yaştan beklenenle yedi yaştan beklenen çok farklıdır.
MinikUp raporunda süre
MinikUp her soruda çocuğun harcadığı süreyi saniye cinsinden kaydeder. Soruya süre sınırı konduysa süre dolunca sonraki soruya geçilir ve soru boş sayılır. Raporda her görev grubunun toplam süresi, doğru, yanlış ve boş yanıtlarla birlikte gösterilir. Öğretmen böylece "kaç doğru" sorusunun yanında "ne kadar zorlanarak" sorusuna da bakabilir.
Bu yazı bilgi vermek içindir, tanı ya da tedavi önerisi yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili bir kaygınız varsa okulunuzun rehberlik servisine ya da bir uzmana danışın.






